Ne bir mevzi tuttum, ne kalkan gerdim,
Gönlümü önüne serdim de geldim.
Haklı çıkmak değil, sadece derdim;
Ben sana içimi dökmeye geldim.
Zerre telaşım yok üstün gelmeye,
Muhtaç değil ruhum seni yenmeye.
Alıştım kavgada sönüp gitmeye,
Ben sende kaybolup bitmeye geldim.
Kelimeler mermi, cümleler sapan,
Olmasın gönlünde yaralar açan.
Varsın ben olayım kapıdan kaçan,
Sadece hissimi demeye geldim.
Mağrur bir edayla bakma yüzüme,
Hükmünü mühürle her bir sözüme.
Dilersen ateş ol, dokun özüme,
Ben senin nârında pişmeye geldim.
İstediğin kadar yenebilirsin,
Beni yerden yere vurabilirsin.
En zayıf yerimi sen bilirsin,
Sana cephanemi vermeye geldim.
Zafer senin olsun, sancak elinde,
Tek bir sitem yoktur saklı dilimde.
Dolaşsa da ismim yenik halimde,
Ben sana teslim olmaya geldim.
Haklılık dediğin soğuk bir gurur,
Şefkati, sevdayı kalbinden vurur.
Sevenin yanında hep mahzun durur,
Ben gururu yere sermeye geldim.
Kazandım sananlar hep yalnız kalır,
Sessizliğim benden ahımı alır.
Gönül bu; ne verse senden boşalır,
Ben sende eksilip dolmaya geldim.
Yenilmek şereftir aşkına inanan,
Sen kazandım sanıp mutlu olduğun an.
İşte o an başlar ruhumda şölen,
Ben en büyük fethi görmeye geldim.
Gözümde bir damla yaşsa muradım,
Sırtımda yük oldu bunca inadım.
Kimseden gizlim yok, Garip Murat'ım,
Kendi kalemimi kırmaya geldim.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 14:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!