Gönül, aşk oduna düşüp yanmayan
Ateşi ne bilsin, KÖZ’ü ne bilsin.
Yanıp can özünden, küle dönmeyen
Kabuğu ne bilsin, Öz’ü ne bilsin.
Kaşın çatıp, dost yüzüne gülmeyen
Gönül yıkıp, yapmasını bilmeyen
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




İçinde sevgiyi tutmayan gönül,
Kini, kaseveti atmayan gönül.
Aşkın büyüsünü tatmayan gönül,
Çoğunu ne bilsin, AZ'ı ne bilsin?
Bu da benden olsun ağabey.
Selamlarımla...
Ne bilsin. haklısınız yaşamayan nerden bilecek.
Güzel şiirinizi tebrik ederim...
Saygılar
Ümran Tokmak
Kaşın çatıp, dost yüzüne gülmeyen
Gönül yıkıp, yapmasını bilmeyen
Namert meclisinde, gönül eyleyen
Sohbeti ne bilsin, SÖZ’ü ne bilsin.
...ben bu dörtlüğü çok tuttum...gönül yıkıp kalb kıranların bizim meclisimizde yeri olmamalı ..saygılarımla şiirinizi tebrik ederim...Mehmet Karlı
Yürepğin ve kalemin kavi olsun be üstad.Harika dizeler okuttun.
Kaşın çatıp, dost yüzüne gülmeyen
Gönül yıkıp, yapmasını bilmeyen
Namert meclisinde, gönül eyleyen
Sohbeti ne bilsin, SÖZ’ü ne bilsin
Buram buram anadolu kokan güzel bir şiir tebrikler saygılarımla
harika...tebrikler ediyorum
saygılar
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta