Gök gözlerinde uçuşan
Kuşların getirdi
Senden bir iki söz
Nasılsın neaber demişsin
Nasıl olayım
Baş belası hasretinin derdi
Güneş batarken ufuğa gülümser
Yaklaşır ona azgın karanlıklar
Çoban yıldızı güneşten parçalar
Güneş güzelliği yıldızda mı var?
Bilge "her şey zıttı ile kaim" der
Gözlerin perçinler gül dikenime,
Tek gülüsün tarumar gülzarıma.
Dikenimde kendimle savaşırken;
Bir damla suyumu içtin tek gülnen.
Gözlerimin akı sönerken aya,
Ey zulmedenler ezin biraz daha ezin
Çünkü ezilenlerin suyuna tıryakisiniz
Sizi yaşatan ezilenlerin tükenmez suyu
Ezilenler mozaşıst kanamadıkları haz
Ezenler şizofrenliğin ötesinde acımasız
Okul dönüşü altında dinlendiğim
Dardağan ağacı yanında mellengicim
Dardağan ağacını kestiler, tabuttan kuleler diktiler
Öksüz kaldı, çantam, ben ve mellengicim
Kimler nelerden öksüz kalmadılar ki
O kadar sesiz ki fin fin öter uyuyan giz gece
Şiirsel dolunay, sen, ben hüsnünde gecenin
Yasını tutalım birlikte su gibi akan zamanın
Dilek tut ardınca düşmeden kayan yıldızın
Takılı zembereği suskun yürekteki tik taklar
Birebir yağmur demeti saçları
Gök kuşağının sarısı düşleri
Kirpikleri kendisinden uçarı
Okyanusun tutuklusu gözleri
Öğretirken dudakları susmayı
Biz çizeriz panoramayı,
Çizdiğimizi unutur,
Hayran olur veya nefret ederiz,
Bir başkası çizmişcesine;
Tüm çizdiklerimizi nötürleyen,
Arka fondan habersiz.
Ne acayip şu insanlar,
Ne diye gülerler,
Kalplerindeki zift mühürden,
Haberleri yok.
Cephelerdeki kan güllerinden,
Haberleri yok.
Seni sordum sokaklara
Sensiz geçemiyor
Hayali dediler
Seni sordum yalnızlığımın
Gül bahçelerine
Sır toprağımızda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!