Dolandırdıkça zülfün gül yüzün üzre sabâ-yı nâz
Olur gird-bâd-ı âhım cünbüşiyle pür fezâ-yı nâz
Lebin sordukça pinhân eyledin bin perdede mestûr
Diyâr-ı zulmete düşdüm dil ü cânım hebâ-yı nâz
Hayâli çınlayaldan merhabânın cân kulağımda
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



