02.12.2002 Hüdavendigar Vilayeti
Dirensem, otursam adem kıran şol divana
Kanar mıyım ben bu elime tutuşan yetmiş yedi ihsana
Dinler miyim, düşer miyim yine aynı imkana ve yahut imkansızlığa
Ne terazi ne de us görür, haykırmak ister ançıp çekinir, korkar
Kaçarken bulur kendini
Ve nihayetinde dökülür ellerinden
Şol gönlün acısı suskun bir seda imiş
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta