Törenin var olduğu
Aşiretin kural koyduğu
İlkel ve geri kalmış feodal bir yapıda
Ne yazık ki kelebekler
Çocuklardan daha uzun yaşıyor
Korkutuyor köyün sessizliği herkesi.
Birbirlerini tanıyan
Köyde yaşayan bir avuç insan
Ağızlarına fermuar çekilmiş gibi
Hep beraber susuyor.
Kim, neyi gizliyor
Kim, neden korkuyor
Akıllar kırılıyor
Bela bir ateş gibi yağmak üzereyken yeryüzüne
Elinde elif cüzü
Gülüşü kır çiçekleri gibi
Daha sekiz yaşında bir melek
Bu dünyaya sığamıyor
Ağızlarda dua,
Köy evlerinin damından
İçeri sızmayı başaramayan gözyaşı bulutları ile
Bir ülke O’nu arıyor,
Bin bir senaryo gündemde dolaşırken.
Lakin nedense plak hep boşa dönüyor
Kuş gibi uçan kısacık ömründe
Neler geldi başına
Bir ayıba mı tanık oldu
Kimse doğruyu öğrenemiyor.
Kusmuğu, kanı ve idrarı
Bulundu amma
Ne dirisi ne ölüsü
Bir türlü bulunamıyor
Yüzülsün karanlığın derisi
Uzun lafın kısası
Bir ulus idamı geri istiyor
Osman Akçay (Seğmenoğlu)
Kayıt Tarihi : 5.9.2024 10:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir, Kalem Fanzin'in 7. sayısında yayınlanmıştır. Diyarbakır'da 21 Ağustos tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran'ın yaşadıklarından etkilenilerek kaleme alınmıştır.
Sordum...
"Özgürlük istiyoruz, sığamıyoruz olduğumuz yere, düzene" diyenler,
Bu isteklerini "FEODALİTENİN, AĞALIĞIN, ŞEYHLİĞİN, ŞIHLIĞIN" kör karanlığında mı hayata geçirecekler!
Hayret!
Oysa önce o "prangalar kırılmalıydı!"
O susmalar, "ağam bilir, ben bilmem" demeler!
Gözle görülmeyen bir hiyerarşi içinde robot misali yaşamak mı özgürlük!
Ve bile bile
"Biz özgürlüklerin önündeki engelleri ve yasakları kaldırıp, sömürüyü, eşitsizliği, yoksulluğu bitireceğiz, adaleti getireceğiz" derken
Çocuk istismarını, kadının dramını olağanlaştırmak değil de ne bu şimdi!
"BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ" sözü zihinlerden silindi mi!
"DOKUZ YAŞINDA NİKAH",
Kız çocuklarının daha 6 yaşında evlendirilmeleri unutuldu mu!
Şimdi ben desem ne fayda!
"KÖR KUYULARI KAZAN, İÇİNE DÜŞEN BİZİZ!"
Hayretler içinde kalıyorum,
Yıl 2024, feodalite katmerli, karanlık kesif,
"AŞİRET YASALARI" hala uygulamada,
"BİZ GELİŞMİŞİZ!"
NEREDEN NEREYE, öyle mi!
Sonuçlar üzerinde tepişmeye devam!
Asla nedenleri, nasılları, niye bu haller demeyelim!
Hatta üstünü kalın bir "KADER" çizgisiyle örtelim! Ve hep susalım, "AĞAM BİLİR NASILSA..."
Tebrikler şiire Osman Bey...
Ne içler acısı...duyarlı kaleminize sağlık sayın hocam.
Umarım bulunur...
Selam saygı ve tebriklerimi sunuyorum...
TÜM YORUMLAR (6)