Bin yıl geçti aradan sanki bin yıl
Çamları devirdim menekşeleri kopardım
Islak ve yorgun bir kavağa derdimi anlattım
Saçlarını rüzgâra ısmarladım uçurtmalar saldım gökyüzüne
İz bile bırakmadığın yolları tümseği andıran gidişlerini ve imkanın bağrımda nasıl alev aldığını izledim
Hayli zaman oldu ben bir rüyaya dalmışım
Bi baktım yelesinde bir rüzgâr bir atın
Bi baktım göğe uçuşan sonra derdine devrilen benim
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta