Ey benim yaralarından nakışlar işli kalbim;
Kimsesizliğim, kendi kendine müebbet hapsolmuş kadersizim...
Dokunsan ağlarmış gibi hisli, dokunmasan kendi mürekkebine, kendine dertli...
Ağlayan cümlelerin mürekkebinden midir? acep
Okurken yüreklere dokunan O dokunaklı kelimeler, virgülü olmasaydı kalamazdı ayakta belki.
Belki de tırnak içindeki sözcükler, uçurum kenarına takılı kaldığı için iki yanından tutturulmuş.
Uçurum kenarına takılı yüreğimin can evi, O kıymetli hislerim tutturulsun mandallarla.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta