Uzaktan gelip saran dağları aşan soluk,
dokuları gezinen ıslık gibi bayırlardan dökülen
şelale misin, dansla eriyen yakınma, bir doruk
tecrübesi ve yazıklanan ateş çağlayanı, sevincin
görkemisin. Unut kendini.
Lezzet fırtınasında konuşan gözler, telleri kopsa
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta