Bir köşeye oturmuş
İçin için ağlıyordun
Belliki yaptıklarından
Pişmanlık duyuyordun
Bir elinde resimler
Mektuplar da yanındaydı
..
Düşlerimin mahpuslağındasın şimdi
Belki pişman, belki hala inadına
Oysa mütedeyyin olmayan kopuk
ve şevketlü bir havan var sanarlardı
Biliyorum şu an bir şarkıya melodi
bir melodiye söz giriyorsundur
ve gene biliyorum getirirdin
..
Bir şiir yazıyorum
seni severek ikimize diyerek
bir şiir yazıyorum
zehir zemberek
şiirle ezgi gibi
sözle müzik gibi
..
galata köprüsü'ndeyim
akşam güneşinde
üç sarışın masamda
keyfim yerinde
altınboynuz'un silüetinde
ıslık çalan bir çocuk
..
Yaşam büyük bir olay
güneşin doğuşu
işe giden insanlar
duraklar
dolu insanlar
iskeleden ayrılan bir gemi
Eminönü, Kadıköy
..
Üşüdüm ceketime biraz daha sarındım
ayazdı gecenin sabahı
Çiğ düşmüş yollarda giderken
Bakımsız ve bitkin güne
Yine bir İstanbul sabahı
Yüzler biraz daha asık ve solgun
..
ben sessiz yagmur bulutuyum
önüme gelene aglarım
hele ask ayrılık ve yalnızlık olunca
ne tuaf seydir ask dimi
sevsende sevilsende yine de aglarsın
içinden gelir belkide aglamak
ben yamaçlarımı heryere uzatmaktan korktugum bir dagım
..
Kara bahtım yoktu benim
Anlıma yazıldıgında
Çokta küçüktün bebegim
Kalbine sıgındıgımda
Sabah olmaz akşam olmaz
Şu gönlümde güneş dogmaz
..
bir müzik çalar
bir sevda havası uzakta değil
karşı caddede harabede
elli adım ötede
ağır ağlamaklı bir kadın sesi
tam bu yanlız adama
unutulmuş yüreklere uyggun bir şarkı
..
Akrep yelkovanı sokar
Durur zaman
Durur saat
Durur an
Yaşam!
Si minör bir acı
Sadece son notayı bilen
..
Kulak verirken
Çocuğun kalp seslerine beş dakikada bir
Başımızı kaşımaya vaktimiz vardı
Birde hastanın bağırışlarını dinlemeye
Fondaki müzik ilgilendirmiyordu bizi
Hey fetus! ne sen sıkıntıya gir
Ne de intörnü sıkıntıya sok
..
Eğitim ağacında ğöğe yükselen dalım
Çiçekler çocuklarım
Ben onlarla açarım
Dolu yağarsa eğer
Onlarla ağlarım
..
Bir akşam buluşsam seninle,
Masamda rengarenk çiçekler olsa,
Fondaki müzik aşk şarkıları çalsa,
Dans etsem seninle, sabaha kadar.
Öpsem, öpsem, doyasıya öpsem seni,
Yumuşacık ellerini ellerime alsam,
..
müzik, kitap ve dostlar
masa başı söyleşileri
zaman binmiş hayali atına
çeker dizginleri
gider gözlerimiz önünde
nereden nereye
bilinmez
..
İş işten geçmeden
Gönlüm gönlünden
Bırak işi gücü
Gel n’olursun
Ayrılığın kervanı kalkmak üzere
Önüm çöl, vakit leyla
Beni Mecnun’la mı sınarsın.
..
İç gıcıklayıcı bir müzik,
Kemanın tellerini gerip gerip bırakıyordu.
Güneş ışınlarını kusuyordu adeta,
Çöl ortasında kanıyordu aşkın kalbi.
Akbaba bir korku kol gezerken,
Arabanın içinde güvende hissetmek,
Ancak motor susuncaya dek.
..
Aklımı bıraktım sende
Yürek bende yürek bende
Garip garip ötme bülbül
Şiir bende müzik bende.
Galiba sen çok boş isin
Hüzün vermekten başka yok işin
..
Susamak vardı vahalara
Göze gelmek vardı
Eğreti panayırında ruhun
Kalbinden vurmak
Devşirme Bizans cariyesini
Yaralamak vardı bir göz atışıyla
..
Kükrer Yiğitler sevdası
Tilki olmaz aslan yuvası
Dava İnsanlık davası
Şafakta doğan TAN'A hü! ..
Doğruyu söyledi dilim
Doğradılar dilim dilim
..
Hava soğuk: Kediler mart ayında sanıyorlar - çığlıklarından
anlıyorum. Tiz. Bir müzik gibi ruhuna işliyor
gidip gelen sancı: Acıdan mı doğar gülümseme?
Saklı bir mücevhere tapınan o asi tahrik
göğsünü bırakıyor geleceksiz nidaya
Gevşek artık gözlerindeki gergin tel: Aşk
bitti, mevsim de. Nisan kimi ayakta karşılamış ki?
..



