Yine düştük zavallı durumuna,
Zayıf ve güçsüzlüğün uçurumuna,
Bir türlü kendimize gelemedik,
Uyan ey Türk vaktin çok az.
Atamız ne demişti bize,
Kalk gidelim diyorum kimse duymuyor,
Vücudum artık söz dinlemiyor.
İçimde durmadan volkan kaynıyor,
Gözlerimden kanlı yaşlar akıyor.
Vücudun içinde mahkum gibiyim,
Bizler ağlarız, ailemiz gülerler,
Dünyada ilk nefesi aldığımız gün.
Bizler gülerken onlar ağlasınlar,
Son nefesimizi verdiğimiz gün.
Yaşadıysan Hak'kın emrine göre,
Her bayram geldiğinde,
Kalbin hüzünle doluyor.
Gözlerinde yaş oluyor,
Yüreği yaralı annem.
19 yaşındaki evladını,
Bir göreve talip oluyorsan,
Kendine güveniyorsan girersin.
Eğer başarılı olamazsan bil ki,
Kendini rezil, kaynakları israf edersin.
Zordur hizmet yapması elbette,
Dünya bir misafirhane,
Bizler içinde misafiriz.
Bütün canlıların öleceğini,
Elbette hepimiz biliriz.
Ne zaman, nerede olacak,
Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz,
Çeşitli nimetleri alıp yiyoruz.
Güvenlik güçlerimizin sayesinde,
Huzur içinde uyuyabiliyoruz.
Her keseye göre mal var,
Dünya bir misafirhane,
Bizler içinde misafiriz.
Vakti saati gelince,
Bu dünyadan göçeriz.
Sayılı nefesler bitecek,
Dünyaya adım attık,
Yaşamaya başladık.
Çocuk iken zayıftık,
Büyüdük, güç kazandık.
Anne-babamız yetiştirdiler,
Kış geldi kapıya dayandı,
Her yer beyazlara büründü.
Bize seyahat göründü,
Yine kapalı Eğribel Dağı.
Çilesi bitmez Karahisarın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!