Gönlünden fışkıran kelimeler,
Dilinden dökülür hece hece.
Götürürsün bizi Mekkeye,
Götürürsün bizi Medineye,
Hatem-ül Enbiya
BEN SÖZÜMÜ TUTAMADIM
Kusura bakma ağabeyim,
Sana ben ne diyeyim.
Yalaklık yapamadım,
Ben sözümü tutamadım.
Bugün 29.04.2012 tarihi,
Birlikte taşı mahallesindeyiz.
Mustafa dayının ziyaretindeyiz,
Eşim, ben, ali eniştem, muradiye teyzemiz.
Bir de oğlum Ahmet vardı,
Bugün ayrılık günü,
Hoşçakalın arkadaşlar.
Bazıları sever bizi,
Bazıları da taşlar.
Bilmiyoruz sonumuzu,
Bizler faniyiz gerçeği bilelim,
Zaman kıymetli zay etmeyelim.
İlahi emiri iyi bilelim,
Diyor 'Ölüm sizi ansızın yakalar'.
Elimizde Kuran,dilimizde Rahman,
İşinizi sevmiyorsanız,
Dahası benimseyemiyorsanız,
Sevginizi veremiyorsanız,
Bırakın o işi.
Hizmette sevgi esastır,
Garip bir duygu sardı her yanımı,
Neden böyleyim bilemiyorum,
Nasıl geçti bunca yıl bilmem,
Sanki rüya gibi geliyor bana,
Ak düşen saçlarıma bakamıyorum artık,
Dağlarda vatanı korurken,
Seni pusuya düşürmüşler.
Kırılası hain eller,
Hiç acımadan öldürmüşler.
Şehit haberin gelince,
Şair diyor ki;
Bırak beni haykırayım, susarsam sen matem et,
Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet,
Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir,
Zaman ona kan damlayan dişlerini gösterir.
Gurbette hasta oldum,
Bir an sararıp soldum.
Sandımki ben mahvoldum,
Güçten,takattan oldum.
Gözüm görmez oldu dünyayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!