Midilli'den beri
Yumuşak bir lodos
Aynalı bir yaylanma...
Ol deniz ana
Uğunmasa acıdan
Niye deşsin
Her gece yüzdüm ah; kuytulukları
Yakamozda ay perisi seyranlık.
Dalgaların sarmaşık saçlarını
Okşadım ah, okşadım ılık ılık.
Beril kulaçlarımda pürpak yosun
Hayat
Bir ömür ölünen
Mücavir alan…
Ancak
Öldükten sonra
Mertekli köşkü kurulan…
Yürekleri Göçük Turnalar
Ey yürekleri göçük altında kalan turnalar!
Kınanızı kim yaktı;
gül köklerinizin girdabında çevrinen bulutlar mı,
günbatmının yorgun kızıllığı mı
Ey Gül Bahçeleri!
Ah, nerdeydiniz ey gül bahçeleri!
Derin iniltiler
kesirsiz kesintisiz hıçkırıklar
duyumsadım dün gece,
Kışa bandım baharımı,
Sarı sarı gazel oldum…
Yaza yandım güz-cevrimi,
Karda kavsız gezer oldum…
Dağa yamaç bir çalıydım,
Duygu,
Toprak bağrında
Hazan olmasın...
Sevgi,
Şebnem bağında
Koruk üzüm kalmasın…
İda dorukları sis pus
toz duman, toz dumaan
Ay anam, el amaaan
Sarıkız titriyor
erken ağustos sonbaharından…
Olympos’ta titreyen Apollon kardeş
Buğday başağıydım içim kehribar
Destelenip bengi kucaklara derildim...
Dediler; firez kapçık başağına dar
Harman olup göğneğimden sıyrıldım...
Dere idim sarplara çığıldardı sesim
Kırlangıçlarım göçtü
Kurudu gökyüzümün
O kıvıl kıvıl kaynaşan kırçiçekleri...
Turnalarım
Kimbilir nerelerde
Kimbilir kimlere
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!