Nasılda saplanıp kaldı yüreğime zaman
Yorgun telaşlarımın gözünde titrek yaşlar
Dünden kalan hüznümde saat izleri
Birde siyah beyaz takvim asılı tozpembe duvarımda
Her yıl yalnızlığı gösteren
Güneş gibi, tutuşturup denizleri kaçmalımı bilmem
Ya da yoğurt mu mayalamalı geceye, ya tutarsa diye
Uzak yolculuklar çiziyorum öfkeme, ince uçlu kalemle
Dibi tutmuş akşamların karası saçlarımda
Dudaklarım mor bir menekşeye sarılı, ısınmak arzusuyla
Yanaklarımda ucuz şarap rengi bir allık
Boynumda çoktan sönmüş yangınlardan yapılmış uzun gerdanlık
Kelimeler gibi devrilmelimi cümlelere bilmem
Ya da sessizce haykırmalı mı, belki biri duyar diye
İsyanımı darağacına bir bağlayıp, bir çözüyorum
Salgın yalnızlıklar getirdikçe yağmurlar her bahar
Kurşungeçirmez topraklar giyiniyorum korkularımın üzerine
Bildiğim bütün ölümlerden oyuncak mutluluklar yapıyorum
Ne zaman oynamaya kalksam,ya onlar yada ben kırılıyorum…!
17.01.06
İstanbul
Kayıt Tarihi : 17.1.2006 14:50:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!