Ask dediğin üç harf
Tek hece.
Hülyalara daldırır her gece
Ya sonbahar, ayaz
Ya da mehtaplı gece.
Dilde hece
Anarsi, monarşi, oligarşi,
Hiyerarşi.....
Demokrasinin başkadır kafiyesi.
Namerdin dilinden duyulldukça hepsi;
Cumhurun
Ne hece ölüsü kalır ağzının
Cemreler düştü açtı çiçekler
Uçuşur oldu türlü böcekler
Durmaz bulutlar, denize düşecekler
Sana sevdam baharda!
Ağlar atılır derine
Gök gürlüyor
Hava yağıyor incecik.
Vakit henüz geceyarısı
İçerde loş ışık.
Penceremde bir gölge
Bir o yana, bir bu yana!
Göçmen kuşlar! Nerdesiniz?
Uğramadınız köyüme.
Güneş nerden doğuyor gurbette?
Süzülür mü yarin yüzüne gün ışığı
Zeytin dallarının arasından.
Uçsuz bucaksız buğday başakları var mı?
Küçükmüş, asiymiş.
Sevmiş bir ihtiyar.
Dua eylermiş her yağmurda
İhtiyara olsun diye yar!
Asi büyümüş küçüğüm,
Gönül kafesine girememiş hiç insanlar.
Tan vakti
Dağlardan.
Süzülen ışığı.
Gece olunca
Gökyüzünden, denize
Dökülen bir avuç yıldızcığı.
Gel zaman git zaman
Geçse de zaman!
Göreceğiz o zaman
Ak koyun kara koyun
Döner olmuş türlü oyun
Egolar tavan yapmış
Çıktık yola çamlar eşliğinde
Bir başkadır Fethiyem, Karabel'e geldiğinde
Deli çay hırçındır gençliğinde
Ardıç kekik kokusu (oy) burnuma geldiğinde.
Orak buğdaya her değdiğinde
Yanılgıymış bildiklerim
Gök ile Deniz, aşıkmış meğer.
Ufukta gizli buluşmalar.
Gök ile Denizin dudakları değer.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!