Deli gönlüm yine, sarhoş bu gece,
Dağlara taşlara, çattım kurtuldum.
Bütün benlğimi sardı tek hece,
Her şeyi içimden attım kurtuldum.
Aşkın yurdu nere, buralar nere,
Nuru, ruhu, kalem, ilmi ve arşı,
Bendeki putları yıkar Muhammed.
Varlığın ilkidir, esrarlı çarşı,
Alana mücevher, satar Muhammed.
Zat-ı akdes’tendir, her bir kelâmı,
ŞÜKÜR Kİ ALLAHA....
İtibar paraya,mülke servete,
Şükür ki Allah’a o da bizde yok.
Alkışlar makama,şana şöhrete,
Şükür ki Allah’a o da bizde yok.
Bağlar koptu mecbur kaldım susmaya,
Eşe dosta bir acâyip hâl oldu.
Dermanım yok yokuş yokuş koşmaya,
Yamaç keskin dağlar sivri yol oldu.
En yakınım eller gibi köstekler.
Gârip gârip diyar diyar,
Dolandığım iller adsız.
Her nesnenin bir adı var,
Yaşadığım hâller adsız.
Parça bölük,evre evre,
Dün sıcak bir dosttu, kristal ayna,
Benimle beraber o da eskidi.
Bulutlar üstüne kurduğum dünya,
Yağmur oldu, damla damla eridi.
Rüya gerçek oldu, gerçekler rüya.
Cemiyeti sarmış ateşten kıskaç,
Kimi uçurumda kimi tuzakta.
Zenginler havalı yoksullar kıskanç,
Cimrinin elleri cepten uzakta.
Nerede başladık,nerede durduk.
Gönül toprağında aşkı besleten,
O yürek nemini bilir misin sen?
Ard arda naralar atıp kükreten,
Meyhâne demini bilir misin sen?
Can bağışlayıp, candan sevgiye.
Bülbülün çektiği sırlı sevdayı,
Güle sor efendim,bir de bana sor.
Bu gün Mecnun benim,gel de Leylâ’yı,
Çöle sor efendim, bir de bana sor.
Alev alev oldu gönül yangını.
Şairce rûhumu kaptırdım sana.
Kalem tutan eller kasılı kaldı.
Aşkı muhabbetten,sevdâdan yana,
Duygularım sende asılı kaldı.
Neyim var neyim yok, önüne serdim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!