Gel ey gönül Hakkı bulayım dersen,
Sana zarar gelse yola getirme.
Erliğini bozma,hicret ederken,
Sana zararar gelse yola getirme.
Kim ne derse desin,düşme tuzağa,
Sanırdım deli gönlüm, bedenimden firarda,
Daldan dala uçuyor, durmazdı bir kararda,
Anladım ki kaçış yok, bize uçta kenarda,
--Yön yön sarılmışım ben, her cihete baktım da,
--Sarılan can olur da, saran canan olmaz mı?
Kalkıp göç eyledik ilim şehrine,
Kapısında Ali erimiz bizim.
Ruhsat alıp vardık Tevhit ehline,
Tufan kopsa batmaz, gemimiz bizim.
Deryalar içinde gizli sedeften,
Eteklerde kaybolup, tümseklerde yorulan,
Zirveye çok baksa da, dağa nasıl tırmansın?
Hiç kimseye sözüm yok, bunda benim sorulan,
Hayale dalan gözüm, bilmem nasıl uyansın?
Beklenen gün yaklaştı, ey kıyamet merhaba,
Suçsuza ceza verir, suçunu bilmeyenler.
Bunların hesabını, bir gün soran olmaz mı?
Adaleti çarpıtır, işine gelmeyenler,
Vebalince yokuşta, bir gün yoran olmaz mı?
Canları çok kıymetli, can yakıyor imansız,
Zıddıyla bilinir, bilinmez olan,
Bütün tecelliler iki şaklıdır.
Küçücük bir örnek; Boşalan dolan,
Testi aynı testi, içi farklıdır.
Yazmaya başlamış, kudret kalemi,
Takdir kalemiyle yazılan yazı,
Tedbir almak ile bozulmaz imiş.
Bu hükmü ezele olunca razı,
Dünyada keyfince gezilmez imiş,
Benlik kayasıyla dünkü ördüğüm,
Başımda kıyamet, kopsa bir anda,
Üstüme yıkılsa yer gök cihanda,
Yargımız başlarda, yüce divanda,
-Büyük mahkemeyi kursa ne derim?
-Tufan nedir diye sorsa ne derim?
Akıllar sel gibi, fikirde kıtlık,
Kimi dolu diyor, kimi boş diyor.
Kavramlar karışık, eylemde zıtlık,
Kimi abes diyor, kimi hoş diyor.
Eteğini tutsak, bir veli kulun,
Cahiliye devri, asla kapanmaz,
Rahmanın güneşi tanda dolanır.
Bir Muhammed var, başka atanmaz,
Onun nuru her dem, anda dolanır.
Ne talihsiz kişi, tarihe gömen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!