Yemen’in sessiz çöllerinde bir gönül yanar,
Adı Veysel Karani, aşkıyla anılar.
Görmedi yüzünü, ama kalbiyle gördü,
Bir selam alamadı, aşkıyla öldü.
Annesi hasta, bir dua gibi yanında,
Vicdan! Sen ki karanlıkta bir fener,
Zulmün kasvetli surlarını delersin.
Hürriyet! Sen ki zincirleri döver,
Gözle görünmez vicdan mahkemesi
Yoktur şahidi kanıt bulamazsın
Ne yaparsan yap olmaz tecellisi
Suçlar yüze vurmaz anlayamazsın.
Her şey geldiğimizde olmuştu
Biz hazıra konduk
Yaprağı dala, dalı ağaca,
İnsan, insana aşılanmıştı.
Felsevesiz mu çağından beri
Hani nerde yağma hasan'ın böreği
Siz şapur, şupur bize bakmak mı düştü
İyi süt veriyor ağanın ineği
Yeyin beyler yeyin uzanın sırtüstü.
Bazıları hissederek yaşar
Bazıları unutur hissetmeyi
Duyarsızlık hem ilaçtır, hem panzehir
Kimi kaygılardan uzaklaşır
Kimide içinde yaşar
Sızlıyorsa yüreğin bir parça
Aşktan sarhoş oldun mu zil zurna
Ansızın şimşekler çaktı mı hiç
Hiç tutuldun mu aşk yağmuruna
Sende sırılsıklam oldun mu hiç.
Durdu mu kalbin; başın döndü mü
Yaklaştıkça uzaklaşan nedir dedim
Kimi ses, kimi ışık, kimi umut dedi
Ama ben onlara boşluktur dedim
Sesin, ışığın, umudun bir başlangıcı varda
Boşluğun başı, sonu nerede
Ucun ucsuzluğu her yerde.
Kendi halimde yaşayıp giderken
Bir çıktı karşıma feleğim şaştı
Unuturum olmaz, olamaz derken
Bir çıkmaza düştüm aklım karıştı.
Ey gönül halini gizle desemde
Köydeki aşklar, şehirdekine hiç benzemez,
Öyle her istediğin zaman rahat gezilmez
Küçük yerdir ya bir gören, ya bir duyan olur,
Kınarlar seni sevda imiş, aşkmış denilmez.
Uzaktan, uzağa bağda, bostanda rastgele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!