evet gerçek şu ki hiçbir zaman
düşlediklerim gerçek olmayacak
işte bu evde, bu sokakta yaşlanıp öleceğim
ruhum ne kadar macera tutkunu olsada
bu şehirde kaderime tutsak kalacağım
çünkü bedenimden emin değilim.
Birçok planım vardı hayata başlarken
Azimle yürüdüm inatla tutundum
Başardıklarım devede kulak kaldı
Kimi zaman akıntıya kapıldım
sanki o bende ölmüş
bomboşum kendi varlığımda
bir ateşti ve söndü kuşku yok
boşluğa bakan penceremde
ayak sesi yok
Artık bitti” dedim kendime
Gelmez oldu kuşlar pencereme
Bir tüy gibi titriyor gövdem
Tutunamıyor dalda yaprak
Rüzgar acımasız hırpalıyor
Artık içimi ısıtmıyor pencerem.
acı ve azap yaşadım aşkta
başkalarına mutluluk veren şey
bana ızdırap verdi
yinede yaşamaya değerdi
Eğik Zamanların Gölgesi
Eğdi Düzlemi bir kez daha
Düşüncenin sığ
Kuytusundan bu günü
Eğri bir çizgiye koydu zaman.
Işığa aldanma ardı karanlık
Karanlığa dalma sonu tuaflık
Ne gençliğin, ne güzelliğin kalır
Ömür desen yaşa bakmaz bir anlık.
Ne kadar özgün kıraçlar
Ne kadar ulu dağlar
Ne hoş gülüstanda kokular
O dağların zirvesine çıkmak isterdim
Ve seslenmek isterdim özgürlük için
Ne kadar yılgınlık varsa toplardım
Başka türlü bir şey benim aradığım’’
Ne yeryüzünde var nede gökyüzünde
Ondandır hep çoğu kez kararsızlığım
Canlanır gibi oluyor gözlerimde..
Aklım, mantığıma çelişir evvelden’’
Uçun kuşlarım uçun semaya doğru
Göklerin ardından bir haber getirin
Ötün kuşlarım ötün söyleyin yolu
Öte dünyalardan bir mektup getirin.
Geceler sehere; kış bahara kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!