GERİYE
Yine akşam oldu, çöktü bir hüzün,
Dili lâl eyledi o acı sözün.
Aynada silinmişh hayali yüzün,
Kırık bir hatıra kaldı geriye.
Yaşım kırkbeş oldu, sevsen ne olur,
Birazcıkta bana dönsen ne olur,
Küslüğü darlığı kovsan ne olur,
Eğer yok diyorsan, git güle güle.
Hayat bir yalanmış geçti bir anda,
GİZLİ GİZLİ
Diyorsun ki niye, sebep arama.
Elinden gelirse, sev gizli gizli.
Tabiplere sorup merhem arama.
Kabuk tutmuş yaram, çöz gizli gizli.
GÖÇ
Kalktık göç eyledik uzak diyardan,
Terki diyar ettik, bir elden ele.
Kurtulduk sonunda borandan kardan,
Sığındık sevdayla dilden bir dile.
Zaman olur çağırırlar
Sen bilirsin varma gönül
İyi kötü bağırırlar
Ahvalini yanma gönül
Günler geçti acı tatlı
GÖNÜL DARA DÜŞMÜŞ
Gönlüm dara düşmüş, elin neyine?
Çırpınıp duruyor, ah-u zar ile.
Sinem narda pişmiş, elin neyine?
Göz göz olup kurur, ab-ı nar ile.
GÖNÜL DARLIĞI
Kelimeler bazen birer ok olur,
Hedefi şaşınca yürek pek vurur,
Anlatan yorulur, dinleyen durur,
Sözün hükmü biter, sükut can yakar.
Güneşmisin sen yoksa bir ay mı
Aydınlanır dünyam her baktığımda
Yazgından hisseme düşen bir pay mı
Kaderim olmuşsun naz yaptığımda
Varlığın insana huzur vermeli
GURBET ELİ
Şu gurbet elinin derdi niyazı,
Bitmek bilmez kışı, baharı, yazı.
Gönlümde inleyen bir dertli sızı,
Yolların sonu yok, biter mi sandın?
HARMANIM YOK...
Ekin ektim, harmanım yok.
Kime deyim, dermanım yok.
Sual edip hâl hatırım.
Soracak bir fermanım yok.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!