Beyaz ellerinden asa düşmesin,
Ey yıldızı doğan güzel Musacık!
Nil’in suyu beşiğine aşmasın,
Ey anne sütüyle doyan Musacık!
Firavunî düzen seni ararken,
Beş yüz yetmiş bir yılı
Mekke'ye yağmur yağdı
Yerler Nur memesinden
Rahmet Sütünü sağdı
Kafkas dağlarının yılmaz kartalı,
Ruh babamız şamil selamaleyküm.
Avrupaya inat koca asyalı
Gönüller fatihi selamaleyküm
Gökyüzünde dalgalanan,
Hilâllere selâm olsun!
Bülbüllere taş çıkartan
Bilâllere selam olsun!
Dör bir koldan Mehmet Mehmet
Hürriyet dağlarda ve semalarda,
Düzlükler ruhumu sıkıyor usta,
Ayrılık görünür bak ufuklarda,
Yollar kötü kötü bakıyor usta.
Sevgi, hürmet gelin oldu yabana,
Güzel kızlar, nefis nefis yemekler
Sana ne, ölürse ölsün bebekler
Sıcacık yatağın bak seni bekler
Uyan be Müslüman, Müslüman isen!
Kardeşlerin kitle kitle ölürken
Gündüz yalan gece gerçek,
Işık yalancı yalancı,
Zalimleri büyütecek,
Beşik yalancı yalancı.
Devlet baba, devlet ana,
Türkistanım kimliğini yitirdi
Sarı çiyan onu yedi bitirdi
Çirkef oyun artık gına getirdi
Büyük Asya toprakların yanıyor!
Kayboldu kimlikler okyanuslarda
Kelimeler yavan, harfler yabancı
Sevgimi demeğe yetmiyor anam
Ayrılığın derdi çaresiz sancı
Eczane bir ilaç satmıyor anam
Zaman durmuş gibi geçmek bilmiyor
Mavera nehrinin inci tanesi
Uzun yollar aşan yüce efendim
Atomlarla dönen bilgi hanesi
Anadolulaşan yüce efendim
Allah’ın has kulu, ey velî insan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!