Ugu kuşu yuva kurmuş bacaya
Soba yanmaz duman tütmez köy bizim Ergen kızlar kendi gitmiş kocaya
Davul çalmaz zurna ötmez köy bizim
Karlar yağmış hebil kaşı bem beyaz
Soğuk eser yeller üşütür ayaz
Hasret kaldım bizim köyün yeline
Gurbet eller canım yaktıkca yaktı
Kurban olam köylüm komşu diline
Göynüm yalan sözden bıktıkca bıktı
Irgatlığım yoktur sustu sözlerim
Yaylamızda koyun güttüm
Boz tepede geven üttüm
Hasretiyle yandım tüttüm
Köyüm bana yalan oldu
Sırtımdaki pür izleri
Bu mektubu sana yazdım gurbetten
Köyden haber salıp gönder sen bana
Uçan kuştan turnalardan leylekten
Köyden haber salıp gönder sen bana
Gurbet benim ömrüm süzer elekten
Bu gün köye yolcu oldum
Selam vardır dostlar size
Emmi dayı hepten gördüm
Selam vardır dostlar size
Yaşlı olmuş gönüllerden
Tepelerden güneş batıp giderken
Gel gidelim gönül bizim ellere
Harmanlarda komşum patoz ederken
Gel gidelim bizim ellere
Düğün varmış gidip görem gelini
Bizleri sormuşsun iyiyiz oğul
Fadime kocaya kaçtı duydunmu
Köyümüz karıştı kınadı çoğul
Sabri'ler arayı açtı duydunmu
Bostanın otunu aldırdım bu gün
Uğu kuşu yuva kurmuş bacaya
Üssüz evler hane garip değilmi
Hasret kaldık emmi dayı amcaya
Aylar geçti sene garip değilmi
Yaz bitecek harman yoktur sılada
Dağlarımız odun dolmuş çürüyor
Neredesin ağa paşa ormancı
Odun ceksem kel eşşegi görüyor
Bela idi kula başa ormancı
Vali gibi köyümüzü gezerdi
Tiftigin değeri kalmamış köyde
Öreğe saranı bir gören varmı
Eskimiş gelinler durmamış köyde
Sümege elini bir süren varmı
Yokluğu unuttuk çayımız demli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!