Artık üç gün sürmüyor ayrılıkların acısı,
alıştık uyuştu beynimiz,
duyarsızlaştı ayrılık acılarına.
Artık üç günde bitiyor sevdalar,
aşklar.
En güzeli başlamadan bitenler, diyor
Az önce bir kedi gördüm sokakta
Çöp konteynırının üzerinde
Tedirgin bir şekilde bana bakıyordu
Besi yerindeydi çok şükür
Aslında kilolu da denebilir…
Saat tam 20:58
Ayrılık bulursa beni bir gün şu engin semalarında,
Gözyaşlarıyla uğurlama beni rüyaların şehri,
Martı seslerine karışık hıçkırıklarımı,
Sen sakın duyma İstanbul.
Vapur sirenleriyle beraber söylediğim şarkıyı,
Sen sakın dinleme, ne olur İstanbul.
Bir şiir büyüyor içimde günden güne
Öyle öksüz öyle mahzun,
Literatüre sığmıyor duygu yükü
Sessiz sessiz dile geliyor
Bir şiir basınç yapıyor göğüs kafesimin altında
Çıkmak için bir yol arıyor
En dar günde bolluğa
En umutsuz anda umuda
En kederli zamanda mutluluğa
Bir gül gibi açılıp doyasın
Bütün gemilerin battığı bir limanda batmayan tek gemi olasın
Şimdi Sarayburnu'ndan denize atlasam
ve karşıya Üsküdar'a kadar yüzsem,
Yüzerken yorulsam boğulsam,
Ve ölsem...
Bir şehir ağlasa peşimden,
Bir şehrin denizi ağlasa,
Öyle kolay gelmez hemen bahar
Sustuğuna göre martıların
Bir bildiği var...
Hani bayrak namustu, şerefti, haysiyetti.
Namussuz, şerefsiz, haysiyetsiz mi olduk biz bu kadar.
Hani vatan, millet, istiklal...
Uyan ecdat uyan,
Söylediğin yalanlara(!) kimse inanmıyor artık.
Ey toprakta yatan şehit, bu günleri göstermek için mi bizler için öldünüz.
O kadar korkaktı ki doğuşu güneşin
Gözlerime bakmaya çekiniyordu.
Yine de aydınlıktı yüzü
Çaresiz ve kimsesiz zamanlar gibi
Kızıla dönmüyordu
Beyazdı üstelik
hem deniz hem liman gözleri...
uzayıp gidiyor gölgelerin boyu
mavi bir düş içinde kederli elleri
inci tartıp tebessüm satıyor
hem deniz hem liman gözleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!