Yüreğime doğuyor ‘ay’ fener misali her gece…
İşte o zaman…
Sakin bir göle ‘fener’ tutmuşçasına…
‘Balık’ gibi hopur hopur hopluyor ‘anılar’…
‘Av’ gibi şıpır şıpır düşüyorum gecenin, ‘hasret’ ağına..!
Bir şeyi doğru yapmak için, yanlışlarını bilmelisiniz…
Ve bu yanlışları da…Yanlış yapa yapa öğrenmelisiniz…
İşte o zaman, doğruyu sökersiniz..!
İnsan geçmişinden intikam alamaz...
Alsa alsa ders alır...
O dersi de her insan alamaz...
Alsa alsa yarası olan alır..!
Nasıl ki ay tesadüfen doğmuyorsa her gece…
Sende tesadüfen uğramıyorsun yüreğime her gece..!
Gurbet gribi olsa gerek bu ‘hastalık’…
Şifası hep ‘uzaklarda’ bulunan..!
Bir çok şeyi kuralsızca yönete bilirsiniz…
Hatta bir çok şeyi kuralsızca kazana bilirsiniz…
Ancak, iki şeyi kuralsızca kazanamazsınız…
‘CENNETİ VE AŞKI’…
Çünkü Cennet ve Aşk; Kuralsızca değil,
Kur’an’la kazanılır ve ebedi kılınır.
Hangi denizde kayboldun sen...
Hangi dalgalara sarılıp da sürüklendin, uçsuz bucaksız mavilikler de...
Hangi balıkçının ağına düştün sen...
Hangi sofrada mezesin şimdi sen...
Hangi eşkıyaya yoldaş düştün sen...
Hani bir tek bendim senin açılacağın mavilikler...
Gün doğar dağ ardından...
Devran döner hak rızasıylan...
Koşuşturur insanoğlu her yandan...
Zaman geçer hiç durmadan...
Gönlünde sılaya kahrı olan...
Aşıklar yastığının altına ‘cep telefonu’ koyar…
Hasret çekenler ise kağıt kalem..!
Aşk, deli olmak ile akıllı olmak arasında ince bir çizgidir…
Ve çoğu zaman aşk, o çizgiyi geçmektir..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!