Hatayın Antakya ilçesinde doğmuş büyümüş Anadolu lisesi mezunu.
Yürüyorum Kurtuluş Caddesi'nde,
Sensizliğe...
Oradan Sümerlere,
Oradan Harbiye sokaklarında buldum kendimi,
Bir anda Saray Caddesi'nde buldum kendimi,
Antakya'da kısacası sevdiğim, bizim biz olduğumuz yerde...
Antakya gibi ol sevdiğim;
Tertemiz, en saf hâliyle.
Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkan.
Tarihinin güzelliğini koruduğu gibi ol sevdiğim.
Şu koca Türkiye’de tek olduğu gibi,
Asi Nehri’nin ters akması gibi.
Aşkımın Şahidi Hatay
Şu koca Hatay, şahidim olsun,
Sana olan aşkıma, bağlılığıma,
Başka bir evrende, belki de,
Biz olur muyuz, ey sevgili?
Bir kış sabahıydı bizim sonumuz sevdiiğim, Seni benden aldıkları gündü kış günü, Hiçbirşey yapamayışımın, Sanki ellerimi bağlamışlar, Durup kaldım aldılar seni elimden, Öylece, Ne çok isterdim adını işitmeyi, Ne çok isterdim kokunu, Ne çok isterdim varlığını görmeyi, Ne çok isterdim biz olmayı, Affet sevdiğim...
Ne çok isterdim,
şu ciğerim memlekette biz olmayı,
nergis kokusuyla zahter kokusunun karıştığı,
Habibi Neccar Dağı’na çıkıp
avazım çıkana kadar bağırmak,
Aşkımızı künefeye değil, baklavaya benzetirdim
çünkü sen en çok baklavayı severdin.
İkimiz de Hatay’ın topraklarında doğup büyüdük,
aynı toprağın insanlarıydık.
Bir kış sabahı daha uyandım sensiz, sevdiğim,
Safranbolu'nun tarihi sokaklarında yürüyorum,
Elimde safranlı gazozumu yudumluyorum,
Kulaklığımı takmış, telefonumda bir şarkı çalıyor,
Hoşçakal sevdiğim, sil beni...
Senden bana hatıra kalan tek hatıra, sevdiğim.
İlk Günden Bu Yana
İlk günden belliydi aslında,
Ey sevgili, seninle olan yolculuğum,
Hatay’ın, Antep’e olan zıtlığından,
Ben künefeyi, sen baklavayı severdin…
Dilerim şu on beş ilçeli Hatay’da
ebedi karşılaşmayız...
Dağların hafif zahter,
hafif nergis koktuğu
şu ciğerim memlekette
Sevdanın Böylesine,
Gözlerinin ışıltısına,
Sadakatine güvenine,
İlk günden bu yana
Ne değişti, sevdiğim?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!