Zorlu bir gün de
Bıçakları bileyip
İplerini tura edenler
İbrahim gibi İsmail'i Kurban edin
Zorlu bir gün de
İnsanın hesapsız kitapsız konuşması
Lafını ölçmeden biçmeden söylemesi
İçindekini dışına dökmesi
Dökülenlerin dağılmaması, ne kadar güzelmiş..
İnsanın sevdiğini sevmediğini söylemesi Yediğinden içtiğinden bahsetmesi
Geçen gün O'na uğradım bir ara
Seni sordu O nasıl Ne yapıyor bu ara
İyi dedim uğramıştım bir ara
İstersen O'nu bir ara bu ara
Çay içelim sohbet edelim bir ara..
Bir kadın için
Ne kadar anladığın değil
Anlamaya çalışman önemlidir
Bir kadın için
Ne kadar sevdiğin değil
Eylül, bir sonbahar ayı olsa da
seveni çokmuş..
Çünkü Eylül görülen son baharmış
İlk bahar da unutulmamış
ama Son bahar kadar sevilmemiş
İlk ve son baharı birlikte yaşayanlar mı Onların keyiflerine diyecek yokmuş..
Hayat güzel bir kadın gibidir
Seversin ama anlayamazsın..
Anladığın gün bil ki ayrılık vaktidir..
Sen de anladığın için değil
anlamak istediğin için sevilirsin..
Emr’olunduğun gibi dosdoğru olmanın adıdır hicret
Ebu Bekir gibi Sıddık bir yol arkadaşlığıdır hicret
Ömer gibi inatla İnkara karşı durmanın adıdır hicret
Osman gibi boyun eğmenin iffetli olmanın adıdır hicret
Ali gibi İmanla ölüme meydan okumanın adıdır hicret
Üzerimize Veda Tepelerinden doğan Ay'ın adıdır hicret
İlk sevdiğim şarkısın sen
Herkes bilir nağmesini
Ama kimse söyleyemez
İlk yaptığım resimsin sen
Sahici baksa da gözler
Göremez benim gibi
Mazi gönlümde sana uzanan ince bir yoldur
Ürpertir içimi uzaklıkları
Zambakların maviliği çağırır beni
Ellerinin uzandığı o gökyüzüne
Yeniden doğar güneş
Yeniden doğar ay
Eski bir cami avlusu
ve tek bir minaresiyle
İçinden nehir geçen bir şehir
üzerinde martılar
ve içimde akan umutlardır..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!