Bir söz bazen
Ahirete bırakmaz çekilecek cezayı
Bıçak gibi saplanır yüreğe
Çevrilir durur arsız dilde
Parçalar ömür sıvalı duvarları
Dağlar üstünde akıyor bulutlar
Kardan daha beyaz
Ömürden daha hızlı
Ben ağaçların kurşuni rengine takılıyorum
Bulutlar takılmıyor, akıyor
Çağ tedirgin ve ürkek
Uğultu yükseliyor derinlerinde
Bin atlı sürülüyor sanki üstüne
İsyan gümbürtüsü gibi
Titriyor yer gök
Çatırdıyor kaleler
Peşinden gitmeyecektik
Meyletmeyecektik dünyaya
Gözümüz kapalı
Düştük çıkmaz sokaklara
Önümüzde iki metre kazılmış toprak
Bir an
An içinde bir mekân
Kaybolsam
Nazar eder mi “Efendim”
Bilemem
Adım çıkar mı semaya
Candan can çekiliyor
Bedenden tel
Son kılıç vurulmuş
Feda ne ki
Ciğerden yontulmuş
Bir parça can evimden
Aldı içimden nerde ne varsa
Ruhumdan da belki
Belki de kalbimden
Eksilmedim, çoğaldım
Bir benden ama ben değil
Ey sevgili
Hasretim sana
Bildiklerim yetmiyor bana
Hangi kelam anlatır ki seni
Hangi ilim kavuşturur
Bu hasret dünyaya ait değil ki
"Bu utançla nasıl yaşayacağız?" diyorum
Yaşamayı çok seven ben, yalanlıyor beni
Gazze ölüyor
Ben uyuyorum
Cesetler kokuyor sokaklarında
Benim mutfağımda mislerin cümbüşü
Ölümüm hizmet etmeli Allah’a
Yaşamım etmeyecekse
Bir anlamı olmalı varlığımın
Yok eğer beceremediysem
Sürükleneyim yüz üstü
Tozuna toprağına bulanayım İslam’ın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!