Nasırlı ellerim toprak kokarım
Ben bir fakir oğlan sen zengin kızı
Üşüdükçe odun kömür yakarım
Ben bir fakir oğlan sen zengin kızı
Sen fırın ekmeği ben yufka yerim
Hangi yöne baksam gözümde gözün
Hep gözümde olmak zorunda mısın
Rüzgarın eser hem bahar hem güzün
İçimi titretmek zarında mısın
Ellerin elimde ayrılmaz elden
Gün gelip bitecek aldığım nefes
Sürgün düşeceğim kara toprağa
Göğsüm yüreğime olsa da kafes
Yorgun düşeceğim kara toprağa
Gideceğim bende toprağa bir gün
Ay gündüz doğuyor geceler kayıp
Yürek dara düştü haberin olsun
Adımı duyunca titreyen kayıp
Yürek dara düştü haberin olsun
Tahtından sultanlar bir bir indiler
Beklerken iyi günleri
Kötülükten korkuyorum
Gel unutalım dünleri
Yarınlardan korkuyorum
Bin yeminler ettin boşa
KUDURDU DÜNYA
Kendi başını yer kudurdu dünya
Kan ile yıkanıp yapıyor banyo
Nerede Müslüman var saldırır denyo
Vuralım başını, kudurdu dünya
Yıldızlar avucuma düşerken
Aşkım güneş doğarken
İkimize sıra gelişken
Kimlere gidiyorsun
O mavi rengine engin bakarım
Marmara Denizi tut sırlarımı
Belki bir gün senden cayıp bıkarım
Marmara Denizi yut sırlarımı
Çok şahitlik ettin gözyaşlarıma
Mazeretim vardır sevmeye aşka
Duygular devrildi kalem kâğıda
Yazlarım küllenmiş kışlarım başka
Duygular devrildi kelam ağıda
Renkten renge girersin durmadan,
Bir kırmızı bir sarı edersin sormadan,
Çeker gidersin sen ömrün dolmadan,
Baharlar uzaktır senden MİMOZA
Ilıman iklimi seversin, buz kesersin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!