Gün gelip bitecek aldığım nefes
Sürgün düşeceğim kara toprağa
Göğsüm yüreğime olsa da kafes
Yorgun düşeceğim kara toprağa
Gideceğim bende toprağa bir gün
Uzun ve yükseksin bakamıyorum
Hiç gözüm basmıyor seni çıkmaya
Gördükçe tepeni çıkamıyorum
Hiç gözüm basmıyor seni çıkmaya
Yürümeye gücüm halim yetmiyor
Nasırlı ellerim toprak kokarım
Ben bir fakir oğlan sen zengin kızı
Üşüdükçe odun kömür yakarım
Ben bir fakir oğlan sen zengin kızı
Sen fırın ekmeği ben yufka yerim
Hangi yöne baksam gözümde gözün
Hep gözümde olmak zorunda mısın
Rüzgarın eser hem bahar hem güzün
İçimi titretmek zarında mısın
Ellerin elimde ayrılmaz elden
Ay gündüz doğuyor geceler kayıp
Yürek dara düştü haberin olsun
Adımı duyunca titreyen kayıp
Yürek dara düştü haberin olsun
Tahtından sultanlar bir bir indiler
Beklerken iyi günleri
Kötülükten korkuyorum
Gel unutalım dünleri
Yarınlardan korkuyorum
Bin yeminler ettin boşa
Yıldızlar avucuma düşerken
Aşkım güneş doğarken
İkimize sıra gelişken
Kimlere gidiyorsun
Kar düştü mü başa, gelin gibisin
Beyazlar altında koca Kayseri
Bulutlar çöktü mü, elin gibisin
Erciyes’e yaslan koca Kayseri
Kayseri dağları soğuk üşürsün
Yeter demedin hiç uslanmadın
Kendi kendimi ben nasıl yaktım
Yaptıklarından hiç utanmadın
Kendi kendimi ben nasıl yıktım
Temiz kalbimi açarak geldim
Yeter demedin hiç uslanmadın
Kendi kendimi ben nasıl yaktım
Yaptıklarından hiç utanmadın
Kendi kendimi ben nasıl yıktım
Temiz kalbimi açarak geldim
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!