Dün sabah yağmur vardı yürüdüğün yollarda
Her damlada da ben
bastığın her yer ben
ben yani yağmurları sevdiren
ağlamayı
gülmeyi
Gözlerinin buğusunda kaybolmuşum
Nereye dönsem
nereye yönelsem sana dair
Pusulam ayrılığı gösteriyor sarkaçında
Çıkmaz yollarım oluyor bakışların
Ve yaralı umutlarım oluyor
Bugün içimde bir sıkıtı var dünden kalan
Ne bugünün tadı kalmış gönlümde
Nede yarının uslanmaz heyecanı yüreğimde
öylesine bir hayat taşımanın hevesiyle
Yollara bakıyorum sessizce
Bir çiçek açmıştı.
İlkbaharı müjdeleyen bir çiçek
yaprakları bembeyazdı
tazeliği anlatılmaz
Bir erik ağacının gölgesinde
artık yolculuk vakti geldi
Yüreğimde mülteci duygular
elimde yıllanmış bavulum ile
Usulca bir hoşçakal çekiyorum
Rutubet kokusu sinmiş odama
Bir kasım yağmuru anlatır beni
Savrulurken damlalar beyaz tenine
Her tane gözyaşı anınca seni
Bin defa can veririm o an sesine
bir yarım bakışın dağları deler
Bir konuşsam
Ah bir anlatabilsem bendeki seni
İklimler susardı sesimin buğusunda
Kelimeler bir bir çekilirdi yamaçlardan
Bir konuşsam..
bütün bana dairleri kaldırmışsın yüreğinden
Ama unuttuğun birşeyler vardı giderken
Her defasında arkanı dönüp baktığın o yerde
Hani bahar serinliği sarardı etrafı
Lodos eserdi arkalardan
Hava yağmurlu oluverirdi aniden
Gizemin soğutur yanlızlığımı
Sobamda yanan kömürün
Ürkek ateşi gibi
Vurursun bedenime
Bir kelebeğin
kanat çırpışına benzer yüreğim
Bize kalan
Bir parça umuttu
anıların çöplüğünde yatan
Herşeyi yutmuştu artık
Sel gibi akıp giden zaman
Özür dilerim, yetkili şair olmadığın için sana ulaşamıyorum. Acaba Bahçeşehir üniversitesinde misin? Cevabı bana özel mesaj olarak yazarsın herhalde :)