Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Devamını Oku
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bir derdinizi paylaştığınızda
Asıl sen benim ne yaşadığımı biliyormusun diyerek sizinle sorun yarıştıranlara,
Olayları gözünün içine soksanız dahi
Yörüngesini başka yöne baktıranlara,
İyi gününüzde
Kötü gününüzde yanınızda olmayanlara
Hatta kendi iyi ve kötü hallerini size anlatamayanlara,
Herhangi bir açığınızı kapatmak yerine
Hep açığınızı arayanlara,
Yokluk bilmeyenlere
Ve
Varlığı hep kendi sananlara sakın güvenmeyin.
Çünkü o
Kibrinin en zirvesini yaşamaktadır.
O yüzden,
Siz yolunuza bakın.
Bırakın o zirve sandığı dipte kendi kendini dev aynasında görmeye devam etsin.
M.ÖZGÖREN
VEDA
Bir bir vedalaşıyorum.
Sanmayın;
Yatlarımla,katlarımla ya da çocuklarımla olduğunu.
Benim gibi bir adamın sahip olduğu sınırlı objeler kastım.
Önce kırk yıldır beni bağrına basan; yatağımla, yorganımla ve yastığımla.
Sonra;
Günlük üç dört kez çay demlediğim alüminyum çaydanlıklarımla.
Küllüğümle, bedenimden sonra tek dostum sigaranın en çok yükünü çeken.
Radyomla,
ara sıra beni nostaljiye daldıran şarkıların ve türkülerin çaldığı.
Velhasıl hepsi bu işte.
Gitme zamanı diyorum hepsine masumca.
Hüznümün bir önemi yok.
Üzülmesinler istiyorum vefalı bir dost edasıyla.
Ahşap kapımı son kez çekişim ardımdan.
Yırtık ayakkabılarımı son kez giyişim ökçesinden parmaklarımı geçirip.
Kim bilir kim çıkarır,
Hangi çöplüğe atarlar diğer elbiselerimle.
Saçım, sakalımla vedalaşıyorum sonra yolda, onları okşayarak tararken.
Her gün geçtiğim yol el sallıyor aksak aksak yürüyüşüme.
Çocukların dikkatli bakışları ve ebeveynlerinin onları benden uzaklaştırma çabaları altında.
Korkmayın!
Ben karıncayı bile incitmem, benden size zarar gelmez diyorum içimden.
Ama bu yaşıma kadar kimseye duyuramadığım haykırışlarımı onların duymasını beklemek bencillik olsa gerek.
Ben dediğim bir not defterim bir kurşun kalem.
Ve artık hayatımla bütünleşmiş sigaram ve kibritim var cebimde hırçın dalgalara bakarken.
Paketten bir tane çekip ateşliyorum kibritimle.
Sonra; sen bile anlamadın ya diyorum derin bir nefesten sonra dumanını üflerken.
Oysa seni kendim bilecek kadar çok sevmiş ve değerlim demiştim.
Bak bütün organlarımı iflas ettirdin sonunda.
Lütfum nefesimi bile artık kesik kesik alıyorum sayende.
Diğer cebimden çıkardığım not defterimin sanırım son sayfası.
Kalemimle artık bitti yazıyorum usulca.
İşte hepsi bu.
Evimin adresini karalıyorum sonra not kısmına.
Bugüne kadar yazdığım bütün duygularımın yerini tarif ediyorum birer birer.
Vasiyetimdir.
Eğer kıymeti keşfedilir ve maddiyata bürünürse
naçizane ?kir ve duygularım, bütün gelirini kimsesiz çocuklara bağışlayın diyorum.
Babadan kalma iki odalı evimi birde.
Ardımdan üzülecek yokluğuma aldırış edecek kimsem yok şükür.
Artık bir bitişe ve yeni bir başlangıca hazırım diyorum içimden.
Denizden esen rüzgâr,
Dalgaları hırçınlaştırıp, oturduğum kayanın üstüne kadar öteliyor beni artık.
Neden burası peki?
Evim olsa çok geç fark edilir yokluğum.
En azından açık alan, çabuk farkına varılmak demek belki de hayatımda ilk defa.
Zihnimin bulandığını,
Kalbimin yavaşladığını hissediyorum.
Az sonra bu kayanın üstünde bitecek bu iş.
Sonra;
hayal meyal hatırladığım annem ve babam beliriyor el ele suyun üzerinde bana doğru yürürlerken.
Biliyorum,
En sevdiğinin kılığında gelirmiş Azrail.
Gel diyorlar bana ellerini uzatarak.
Artık ayaklarım iyice uyuşmuş ve hissedemez durumdayım.
Islanmasın diye not defterimi sağ elimle sıkıca tutuyor ve elimi geriye uzatıyorum.
Az sonra üşüyen bedenimin ısınacağını,
Bunca yıl çektiğim ıstırabın son bulacağını
Ve çok özlediğim annem ve babamla beraber olacağımı bilme sevinciyle kapatıyorum artık takati tükenmiş ufka bakan gözlerimi.
Elveda hayat diyorum usulca.
Benden aldıklarım,
Bana layık görmediklerin
Ve
Bana düşmanca yaptıklarına rağmen.
Ağlayarak geldiğim sana,
Gülerek veda.
Şiir, kelimelerin birbiriyle dansı,
Şair ise onlara kalemiyle eşilk eden bir kavalyedir.
M.ÖZGÖREN