Acı acı ağlamadan divane
Etrafında herkes güler baksana
Söyle seni kim getirdi bu hale
Ne durursun sende yıkıp yaksana
Ağlayınca kimse mendil verdi mi
Ben dalar giderim geçmişime çoğu zaman
Kulaç atar gibi hiç yorulmadan,
Çıra ışığında ders çalıştığım,çimento torbasının
Kağıdından defterlerimi, başkalarından kalmış
Kitaplarımı kapladığım, ya yırtık lastikle, ya çıplak ayakla
Çayırlarda taylarla yarıştığım o günlere doğru,
Acılar yüreğimin kapladı her yerini
Katladı katmerledi derdini kederini
Beni bu hale koyan aşkların en derini
Bilmem ki beni böyle daha ne kadar yakar
Olmadı olmayacak yalanı yeminimin
Seni sordum sokaklara
Oturduğumuz banklara
Sarı, siyah topraklara
Bizi terk etmiş dediler
Neredesin neredesin
Taktım bu gece, kafama kaçamağı
Patlıcan misali, çalmadan kırağı
Hazan vurup, dökmeden ömrüm yaprağı
Yaşayacağım, yaşamaya çalışacağım
Deselerde saz çalınmaz, bundan sonra
Aklım gelgitlerde gönlüm firarda
Dumanlı dağ olmuş edebim arda
Kurbanı olduğum yar gibi yarda
Yolumu bir türlü bulamıyorum
Ellerini tutsam görenler tanır
Aklım fikrim hala sende
Kokun parçam olmuş tende
Beni bende yontan rende
Bu nasıl bir ayrılıktır
Desem de aşk çölü mü ne
Başını taşlara vurmakla olmaz
Oturup bir yerde durmakla olmaz
Yersiz hayalleri kurmakla olmaz
Bu yolda dağları bilmek gerekir
Gönül deryasını benzetme çaya
Huzurumun terasında
Güneş oynar serasında
Şimdi vuslat merasında
Gül açmanın zamanıdır
Çalar iken ney beyinden
Aramızda dağlar duvar
Yüreğimde hasretin var
Bir ateş ki söner, yanar
Gittiğin o günden beri
Katmerledin kederimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!