Sen benim her sözüme her zaman olmaz dedin
Ben sana ne yaptım ki yedin ömrümü yedin
Hani ben bir gül dalı, sende gülüydün gülüm
Utan sevdiğim utan olur mu böyle zulüm
Sevdanın alevi erken sönünce
Dağılır etrafa kül yavaş yavaş
Sevmenin mevsimi terse dönünce
Dalından ayrılır gül yavaş yavaş
Başıma yağmurun dolusu yağar
Yağmurlu havada güneş mi doğar
Böyle acı hangi kitaba sığar
Bende geliyorum peşinden yavrum
Kötü bir havayla bozuldu bağlar
Bu nasıl bir düzendir ki
Gün doğmadan ev basarız
İşimize gelmeyince
Ya vururuz ya asarız
Niçin ağlarsın ki sevdiğim niçin
Bana bu çileler azdır de gitsin
Yaşamak gerekir yarınlar için
Bana her karakış yazdır de gitsin
Hasretin arttıkça uzaktan bakan
Niyetsiz olanın ışık yakmaya
Yolunun, yurdunun düzü mü olur
Son defa olsada geri bakmaya
Bırakıp gidenin yüzü mü olur
Saçını başını hırsla yolarken
Bittim dünya bittim yalan dolanla
Baş edemez oldum kahpe olanla
Nasıl yaşanır ki anlık molanla
Yeter artık yeter çıldırtma beni
Çaresiz kaldıkça düğüm çözümde
Kör olsun gözlerim kopsun ellerim
Yanımda duranı göremiyorum
Kuruyup giderken gülü gönlümün
Bir türlü tutupta deremiyorum
Bitsin tanrım bitsin yeter bu çile
Kokusu sıcacık ekmekten farksız
Bakışı yakışı dolapsız çark sız
Olsan ne yazar ki mekânsız barksız
Sana da bana da yeter bu sevda
Sen vurdum duymazın olarak teki
Madem soruyorsun diyeyim peki
Bacaya tırmanan duman da ne ki
Ocakta ağlayan kül benim, benim
Yalvarıp dururken sana gel diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!