Alnındaki kara yazı gitmese de hoşuna
Sineye çek yetmese de ömrün hayat koşuna
Kahrolası bu ayrılık deme kızıp boşuna
Ayrılığın acısını nerden bilsin ayrılık
Hala benden şikâyet mi edersin
Senin için ağlıyorum, az mıdır
Azgın akan sular gibi, durmadan
Hasretinle çağlıyorum, az mıdır
Bu nasıl hasrettir ki
Çözer çözer bağlarım
Yıllardır sessiz sessiz
Ne erdem bıraktım ne öz ne haya
Gönlüm yolunda kalınca yaya
Derinden bir nefes alayım derken
Bağrıma taş düştü başıma kaya
Düşman mı olduk biz sevdiğim düşman
Nedir bu içimde açtığın yara
Cevap ver ne olur olmadan pişman
Baharım beyaz da kışım mı kara
Bana ne yapar ki bana bu hışım
İstersen temmuzda ol kara kışım
Ben zaten her derdi senden almışım
Bundan böyle benim bahar neyime
Doğru söyle bahtı karam
Tabip derdi çok mu dedi
İçindeki bu yaradan
Kurtuluşu yok mu dedi
Nere geldik gele gele
Rezil rusvay olduk ele
Bu utanmaz soysuzlara
Bakın hele bakın hele
Güç dediğin nedir ki, tutar elinden alır
Gönlümdeki ateşi ha bre söndüren yar
Sen sanma ki yanına yaptıkların kâr kalır
Baksana şu dünyaya, elbet bir döndüren var
Kime ne diyeyim ki kurayı çeken benim
Yas tutup karaları bağlamak cana düştü
Bu hasret tarlasına bu derdi eken benim
Yaşarken gülmek sana, ağlamak bana düştü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!