*AHUZARIM KALDI*
Gönül neden dudağını büzersin
Hercai gibi boynunu bükersin
Mecnun olmuş yârini beklersin
Narına düştüm geriye ahuzarım kaldı
Dumanlanmış dağlar kışa gebe
Karardı gönlüm yine bu gece
Ne olur haber verin o yârime
Acep yârim de bana Dildar mı?
Yağmur iniyor besledi âlemi
** GEL **
Gül kokulu yârim haydi gel
Yetmişimi bulmadan gel
Oğlaklar salınmış kırlara
İyisi mi güz gelmeden gel
Elindeki bahar bitmez sanma
Çiçekler dökülür, kavrulur gider
Gafil olma, fani olana kanma
Bir nefeslik ömür savrulur gider
Çokça olsa da hanın hamamın
Can kafesimde kuşlar uyanır
İçimdeki yangın arşa dayanır
Bu feryada acep kim inanır
Merhamet eyle, cefa günüdür...
***
Topraktan geldim, çamura battım
Geceler yalnız kaldığım vakit
Bir elimde korku diğeri ümit
Giriyorum hallere çeşit çeşit
Bilsen de hoşum bilmesen de
***
Hem isliyim hem tütüyorum
Kanma toprak gibi susanlara
Altında gizli gizli defineler var
Kanma gölgesi ile dolaşanlara
Gölgesini kefene sarmışlar var
***
*KİME NE*
Gördüğümü bildim surette kaldım
Ben bu kulağa bu göze kandım
Gizli olan apaçık meydandaymış
Bilende benim bilmeyende kime ne
Renkli bir tiyatro kurulmuş
Dünya aslında dekormuş
Ruhlar içinde hapsolmuş
Haydi, şimdi kıyam vakti
Şeytan içimize kovulmuş
Elest de tanımışım seni dil-i şeydam
O an başlamış bitmeyen sevdam
Kavuşma ayrılıktan sonra olur dedin
Meftun gönül sen haklıymışsın
Aşağıların aşağısına düşmüşüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!