Azl-eder cesedim ruhumu tenden
Evveli hâneme şahan giderim
Fıtratım üzere dem-i ezelden
Beşeri şânıma mihan giderim
Tutuşur varlığım savrulur külüm
Çokta uzun bir hikaye değildi aslında hikayemiz
Ben seni çok sevmiştim
Sende beni...
İpek kozasından ayrışmış saçlarından
Gönlüme çığ düşerken
BİSMİLLAH ile başlarım dostun sözüne
Kalbime dostluğu bâki et RABBİM
Düşür ayağımı dostun izine
Çiğnesin bendimi hâki et RABBİM
Hangi yana baksam senden bir eser
Görüyorum gönül niyetin nedir
Hangi çılgın bindiği dalını keser
Düşüyorum gönül niyetin nedir
Zâfın tükenme di kaşı karaya
Hangi yana baksam senden bir eser
Görüyorum gönül niyetin nedir
Hangi çılgın kendi dalını keser
Düşüyorum gönül niyetin nedir
Zâfın tükenme di kaşı karaya
Avuçlasam içimin yangınını, bin volkan akar parmaklarımdan.
Üstünü örttüğüm gecenin açıkta kalan ayak uçları tepemde dolaşan
Tuttuğum her dilekten
Yuttuğum bir hıçkırık peydah oldu
Düğüm alfabesi dizelerinde sesin...
Bu kaçıncı mektup sana yazdığım
Bir sürpriz yapıp ta baksan diyorum
Yeter umuduna , sine kazdığım
Hasreti ömrümden yıksan diyorum
Kaç bahar solacak, daha kaç mevsim
Cemalin âlemin senâsı mıdır ?
Görünce Nurullah denilir sana
Şemâlin belânın fenası mıdır ?
Düşünce Narullah denilir sana
Kaşların kamerden yazılmış ayet
Kendi benliğime bin sitem yazdım
Çıkardım, topladım, böldüm olmadı
Uslanır diyerek payladım kızdım
Ağladım, haykırdım, güldüm olmadı
Kâh kulak kabarttım bir ince söze
Bir başka esiyordu, hazânın son rüzgarı
Geri kalan ömrünü yıkacağım diyordu
Cennete bir kaç adım, cehennemden az geri
Aşk denilen cürmünü yakacağım diyordu
Ayrılık dilekçesi, mühürlenmiş ti o gün
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!