sadece yalayanlar ile
sadece tükürenler muharebesinden
galip çıkanın
memleket olmayacağı kesin
biz yalnızlığı birlikteliklerden öğrendiğimiz şey zannediyor o yüzden sevmiyoruz
“Hani şöyle kaçsam beş o gün.
Denizi, seyretsem pansiyonumdan.
Dalgaları, dinlesem.
Unutsam hayatımı, sorunlarımı,
yoran çokluğumu,
çocuklarımı,
sus payını tep ki, içinde lüzumu halinde göstereceğin, bir tepki yaşasın
insanoğlunu bir kefesi içinde, diğer kefesi ise dışında olan bir terazi dengeler. terazinin dayanak noktası, için bittiği ve dışın başladığı noktaya hassasiyetle yerleştirilmiştir. terazi kefelerinin ağırlık limiti sınırsız olmakla birlikte, alt üst olma ihtimalinize binaen denge kuralını göz ardı etmemeniz hayati önem taşımaktadır. içteki kefeye bir yük binmesi kaçınılmazsa, dıştaki kefeye de aynı nispetteki bir yükü yerleştirmeniz gerekecektir. mesela içinizdeki konuşma yahut yazma isteği içinizdeki kefeye binen bir yük iken, konuşmanız yahut yazmanız dışınızdaki kefeye binen bir yük olacak ve sadece içinizin istediği kadarıyla dışınıza konulması durumunda denge sağlanacaktır.
akılları hacmindeki dünyalarını evrenin tamamı zanneden ukalâlara ifrit oluyorum.
bir-iki beylik laf, sözde gizem havasına büründürülmüş tavırlar, görmüş-geçirmişliğin duayeni edasıyla sarfedilen lakırdılar... "hadi ordan! "a muadil küfürlerimi terbiyem frenliyor...
Seni bir gün
“geri dön! ” diye inlemeni reddedecek kadar
Sevebileceğime ihtimal vermemiştim
Teşekkür ederim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!