Bir mezar kazdım göğsümün tam ortasına,
Sütümle besledim ölümü, her gece kan uykusuna.
Ben bir anne değilim, ben canlı bir tabutum artık,
İçimde nefesi kesilen, dışımda kokan bir karanlık.
Bak, parmaklarım eriyor, dokunduğum her neşe haram,
Kendi etimden tiksiniyorum, ben yaşayan en derin yaram.
Tanrı beni unuttu, ben ise Tanrı’yı affetmedim,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Teşekkür ederim
Ne güzel demişsiniz
dilinize sağlık
beğeni ile okudum
Teşekkür ederim
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta