Çıngıraklı kapıyı çalan
Lastik potinli çocuk
Bir hıçkırıkla geçtiği
Hayatlar dünyasından
Beyaz gül denizine düştü.
Yıldız diyarlardan gelen gece gözlerde
Dar bir kapı aralanır zaman zaman.
Geçmişin tüm seferleri, yenilgileri ve hükümleri silinir,
Bugünün feryatları, kaygıları ve düşleri de.
Gece gözler bilir, duyar ve saklar geleceği,
Varoluş sanrısı yerleşir pencerelerine.
Yok, son zamanlarda yürüyemiyorum karanlıkta
Garip şekiller kovalıyor sanki adlandırılmamış
Sandıktan çıkarıyor naneli çikletleri
Yapıştırıyorum burnumun ucuna
Aynaya bir bakıyorum ki
Eski ben...
'Dostum'
Derdim sana bir zamanlar.
İçi boş değildi bu kelimenin;
Günlük akide şekerleri vardı içinde,
Bir de haftalık umutlar.
O zamanlar engin küçücük otlardık.
Düştün mü hiç aynı çukura defalarca,
Bininci de olsa için yanar
İpin ucu kaçar
Can acıtırsın, acırsın.
Koydun mu kendini öne
Şimdi bir kayık olsa da
Ben de küreği
Nasırlı eller hak ettiği
Ülkesi deniz
Adı dalga
Uzakta bir ada
Selin aktı aktı aktı
Günüme dek, geceme dek
Işığın yaktı yaktı yaktı
Kanıma dek, canıma dek
Seni görüşüm sondu ilkine dek
Ben acemi çaylak
Bir anda düştü içime keskin bıçak
Her bir parça sivri mızrap
Üstündeki sisi araladı.
Binlerce parçaya böldü izlerini,
Kaçıştı resimlerin köşe bucak.
Bir yaprak kıpırtısıydı gece
İlerledikçe uzaklaşan bir ev vardı gecede
Evde çocuklar kadar temiz bir can yaşardı
Her adımda sisi biraz daha aralar
Siyah beyaz fotoğrafları arardı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!