Mühürlü gözler, suskun bir yatağın soğukluğunda bekler;
gecenin loşunda yazılan defterler, eski anıların tozlu raflarına karışır.
Uykusuzluk, kapı aralığından sızan bir işkence gibi çöker omuzlara;
paragraflar birbirine çarpar, anlamsız kıvılcımlar saçılır karanlığa.
Kafalar bulutlu bir sabah gibi karışık,
göz kapakları şaşkın—sanki günün ağırlığını taşıyan iki yorgun perde.
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta