Bir garip mekandır bizim caddeler
Kargayı kartalı sülünü taşır
Harmanlanır çiğfe düşmüş maddeler
Alnında atların nalını taşır
Çekilmiş kaşları bin bir renk yüzü
Davul gümbür gümbür vurur,
Gönlü bize yanan gelsin.
Hizmet ehli saf saf durur,
Kırk kapıdan dönen gelsin.
Halk aşkıyla alev alev,
Yanıp yanıp sönen gelsin...
Gürül gürül rahmet yeli, eser gelir ilk şafakta,
Taşkın sular gibi seli, basar gelir ilk şafakta.
Yanık yanık bülbül sesi, gönle vurur ilk şafakta,
Ağzına sığmaz nefesi, çeker durur ilk şafakta!
Emelim isteğim olmasa bile
Sıçrayıp elime geliyor taşlar
Kıstırır dar yere bastırır dile
Suçluyu adıyla biliyor taşlar
Saraya çağrılsa bu densiz taşlar
Sensin gönlümüzde ece Allah’ım
Yardım isteğiyle melerim candan
Ben âciz bir kulun yüce Allah’ım
Çağrına uyarak yelerim önden
Rahmeti ihsânı dilerim senden
Beni yakan dil yârası
Kuzu gibi meliyorum
İstersen başlık parası
Peşin koyup alıyorum
Sürekli seni gözlerim
Zorla teker dönmez ara fendini
Engeli kolayca aşmamız gerek
Yüklenip sırtına yorma kendini
Düşlerle yoğrulur en güzel erek
Eğer dantel gibi örmek istersen
Yasayla yapılmış bu kadar talan
Hesabı isteyen çıkmaz mı dersin
Tak dedi bağrıma nerde bu çalan
Arsız kimseleri takmaz mı dersin
Eğer ki yasalar böyle kalırsa
Bataklık üretir canavar besler
Yukardan aşağı duman yürüdü
Nedense esrik bir sam yeli esti
Gürül gürül akan sular kurudu
Gâliba yargıçlar bir bebek astı
Gül dalına kara karga konunca
Pabuç olsa giymez ulu dağları
Ayağın ucunu görmez avanak
Maddeyle sınırlı hayat bağları
Mânânın sırrına ermez avanak
Salağın safları yemeğe küser




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!