bir nefes almak muhayyel değil mi
dert mi satar bana
ölgün yüzlerden dökülen sakal
sonra ibrikler
bir nargile keyfine nadan şadırvanlar
koparır mı heykelimi izdihamdan
sonra köyler köylüler
onca yaşanmışlığı
bir aldırmazlık tespihine dizenler
düzinelerce kol saati
yüzyılların kükrediği okyanuslar
durgun bir anda yakalanan kız kulesi
hatıralar kadar basit saçların
yürek yaran kıpırtıların güneşli vakitlerinde
aldı götürdü beni
eskittiğimiz gravürler
bir meczup tayfasına
mustahdem
değil de yürüyüşüm
bir nefes almak muhayyel değil mi
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta