Kim bilir hangi dağda
Hangi ağacın süsü?
Hangi bahçede ?
Hangi bağın örtüsü idin?
Hangi fidanı besledin de büyüttün?
Muhtemelen dalında mutluyum diyor
Köyümüzde kızlar gider çeşmeye
Kovalarla sular eve çekilir
Güzel gören içim başlar taşmaya
Derdim hiçbir kaba sığmaz dökülür
Yaprak değilim ama
Dalına takılıp kaldım
Rüzgâr estikçe
Sallanıp duruyorum
Bir ileri bir geri
Sallanmak güzel de
"Dokuz düşün bir konuş" demiş atalar
Kırıcı sözler insanı çok yaralar
Öyleyse bağıran olma ulu orta
İnsan odurki dilden düşeni tarta
Bu diyardan bir güzel geldi-geçti
Gözlerimin pasını sildi geçti
Havalı havalı yolda yürüdü
İzlerken Onu, yağlarım eridi
Acı sözlerin andıkça beynimde zonklayan bir akis
Sanmıştım seni çekim gücü bitmeyen mıknatıs
Hoş gelmiyor artık kulağıma fısıldadığın her ezgi
Anladım ki sonunda / sahtekarlık sana özgü
Hoş sohbetin temeli
Biri kahve biri çay
Sıcak sıcak içmeli
Biri kahve biri çay
Kimler geldi kimler geçti bu gönülden
Kimi bir içimlik su kimi çirkin ördek yavrusu
Siyah beyaz ayrım yapmadım hepsini sevdim doğrusu
Bu gönülde uzun süre yaşayan bir sen vardın
Hatta bir ömürlük düşündüğüm!
Bir sen farklıydın diğerleri sıradan
İnsanlar tarafından keşfedilmemiş
Bir dünya arıyorum
Doğallığını kaybetmemiş
Bir yer arıyorum
Medeniyetin girmediği
bakmayın kahkahalarla güldüğüme
bakmayın görüntümün dinginliğine
içimde ne fırtınalar kopuyor
bir bilseniz
mümkün olsa da
onu bir film gibi seyretseniz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!