Geceye anlatırım seni,
Adını yıldızlar duyar, ben susarım
Bir rüzgâr eser, yüzüme dokunur,
Sanki ellerin uzaktan, zamansız, imkânsız.
Bir yürek var içimde,
Bir rüzgâr geçti kalbimden, sessizce.
Adını fısıldadı zamanı durdurur gibi.
Bir gül açtı sonra, ellerim titrerken;
Belki aşk dedikleri,
Buydu
Bir ihtimalin izi.
Yokluğunla alıştım sabahlara,
her gün biraz daha sessiz.
Özlemek acıtıyor hâlâ
ama artık
kanatmıyor eskisi gibi.
Umut, cebimde buruşmuş bir kâğıt gibi,
Açmaya korkuyorum, yırtılır diye.
Yalnızlık oturuyor karşıma her gece,
Adını senden öğrenmiş sanki.
Hüzün, sesini kısarak konuşuyor benimle,
Gecenin içinde bir ışık doğuyor
Senin adınla yanıyor yıldızlar.
Kalbim sessiz bir fırtına gibi çarpıyor,
Her nefeste biraz daha sana yakın…
Rüzgâr fısıldıyor adını,
Sen yoksun,
Ve her dakika ağır bir taş gibi çöküyor omuzlarıma.
Gözlerim seni arıyor her gölgede,
Ama sen yoksun… sadece bir yankı.
Kalbim, kırık bir kuş gibi,
Geceler uzun,
Ay bile sessizleşir bekleyişimde.
Kalbim sana hasret,
Ama umut var hâlâ gözlerimde.
Her adımın yankısı düşer düşlerime,
Umut, gecenin en karanlık göğünde
sessiz bir yıldız gibi düşer kalbimize;
üşür içimiz, ama biliriz
her titreyen kıvılcım bir sıcaklığa açılır.
Sabır, zamanın sessiz fısıltısıdır;
Gözlerinde kaybolan bir ışığım ben,
Dokunamadan yandığım geceyim.
Her gülüşün kalbime bir yara açar,
Ve ben sessizce kanarım; kimse bilmez.
Adını fısıldarım rüzgâra,
Toprak uyanıyor, sesleniyor özgürlüğe.
Rüzgâr taşır adını, yankılanır dağlarda.
Serhat’ın dağlarında umut titrer,
Botan’ın vadilerinde süzülür sessizlik.
Köyler uyanır, tütün dumanı yükselir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!