Belçika'da doğma büyümeyim, burda gurbette vatandan uzakta kültürel değerlerimizi yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyor, bu değerleri değerli kılan dinimizdende ayrılmamaya, burdaki islam dininden mahrum insanlara dinimizi en güzel şekilde gösterip, öğretip onlara örnek olmaya çalışıyoruz.
İslamî (Tasavvufî) eğitimle meşgul olup bol bol kitap okuyor ve bildiklerimi internet ortamında da paylaşmaya çalışıyorum.
Her türlü islamî topluma, cemaate, görüşe ve düşünceye saygı duyarak hepimizin bir tek olan Allah'a (c.c.) inandığına inanarak O'nun (c.c.) emrine itaat etmek için bütün din kardeşlerimi candan seviyor, davalarında Mevlâ’dan muvaffakiyetler diliyorum.
Sonuçta gaye birdir. Allah (c.c.) rızası için olduktan sonra kim olursa olsun benim gözümde aynıdır bir fark teşkil etmez.
İki cihân güneşi Resûl-i Ekrem (a.s.v.) efendimizide anmadan etmiyelim, O (a.s.v.) olmasaydı güller olmazdı, güller için öten bülbüller dahi olmazdı...
Şiirlerimi okuyup düşündüklerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim.
Selametle kalmanız dileğiyle.
Hakk'a emanetsiniz...
M. Mustafa EYVAZ
Eskişehir/Belçika
© by-bilvanis
2011
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!