El oğlunun ardı dağlar
Çarşafın beline bağlar
Gören yiğit gönül eğler
Halayda bir gelin oynar
El oğlunun önü düzdür
Canım kurban böyle,asıllı soya
Mah cemâl'e bakam,gül doya doya
Candan tutulmuşum,ben selvi boya
Sığınmak isterim,huzurlu koya
Güzel kimden aldın bu necib soyu
Toros dağlarında kar kalmadı eridi
Yavşan yaylasını çayır çimen bürüdü
Benim elâ gözlü birde yârim var'idi
Daha açılmamış goncada bir gül'üdü
Ferhat gibi dağlar deldiren sirin'idi
Almıla’nın fistanı pullu
Gözler ela saç sırma telli
Almıla’m uysal orta halli
Eğil eğilde öpeyim yar
Yaşı küçücük kendi toyum
Vefâsız adını anar susmaz ağlarım
El olup unuttun sanar küser ağlarım
Sensizlikten üşür donar yalnız ağlarım
Külhân'a döndü'de yanar gönlüm ağlarım
Canı kurban sunar yolunada ağlarım
Sen damarlarımda kanımsın,
Sen bedenimde canımsın.
Sen gözlerimin ışığısın,
Sen hayatımın anlamısın.
Sen gönlümün baharısın,
İncitemem bağlar beni korkular
Ey bozkırda açılan narin çiçek
Çevreye yayarsın elvan kokular
Oyalama beni yaşım geçecek
Açarsın bozkırda bir fidan boyla
Elâ göz üstünde kaşlar yay gibi
Al yanaklar gökte bedir ay gibi
Yar benden uzakta yaban el gibi
Hasretinle yanar yüreğim nâr gibi
Soldu benzim hazan vurmuş gül gibi
Ruhuma baksınlar,lif lif,ilmek ilmek,
Bütün arzum, ebedi bir aşkı bulmak.
Aradığım, peşinden koştuğum,
Sevmek ve sevilmek.
Benimse alın yazım, sevda uğrunda ölmek.
Turuncu rengiyle doğar sabah güneşi
Utangaç ruhumun mağrur ve nârin eşi
Renklerin cümbüşü sonsuz hayatın düşü
Unutulmayacak lezzette acem aşı
Nadide bir eser eşsiz sanatkar işi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!