Saçlarını özlemişem,
Yar yolu gözlemişem,
O beni beklemişte,
Ben onu görmemişem.
Ölümü bekliyorum çeşmim kapalı,
Tek dost odur başka dost mu var?
Milletin gönlü bana hep kapalı.
Ölüm destinden yumuşak dest mi var?
Kurtuluş yolu bana her gün kapalı,
bu sene mezun olacağız,
birbirimizi hiç tanımayacağız,
aramıza belki şehirler girecek,
anılarda kalacağız.
hatırladıkça içim acı acı yanacak,
Efendiler ne bu sükut?
Dilinizi mi yuttunuz?
Efendiler ne bu hal?
a'mâ-i asam mı oldunuz?
Efendiler ne bu pişkinlik?
Usandım kıskanmakdan,
Yoruldum koşturmakdan,
Bunaldım sıcaklardan,
Gel dost nerdesin?
Dağlarda Mecnun ile,
Gün gelir, İbrahim gibi ateşlere gireriz;
gün gelir, İbrahim gibi heykelleri biçeriz.
Ruzi mi-resed ke mesl-e Ebrahim be âtash-hâ mi-rouyim;
Ruzi mi-resed ke mesl-e Ebrahim bot-hâ râ kharâd mi-konim.
Ne kırılacak ne girilecek gönül kaldı,
Yalnızlık diyarında bir ben, bir de hayallerim kaldı.
Karşılaştıkca çeşmim yaşla dolar,
Arkasını dönünce gönlüm gamla dolar,
Ben ondan yüz çevirmedim,
O beni görünce kinle dolar.
Güzelliğin aşüftelerin ışığını söndürüyor,
Sen farkında mısın çehren Mah'a benziyor,
Gözlerim senden başka güzel görmüyor,
Ey cânım, cânânım naz yapma gel!
Salına salına, cilvenle gel.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!