Nasara’yla açıldı kapı, yensuru’yla yürüdük ilme,
Bir fiil-i müzaride saklı nice hikmet, nice sebep.
“İkra" emriyle başlar yol, ilimle dolu her ufuk,
Kuran’ın nuruyla yürür her talib, her genç, her uyanık.
“Bismi rabbikellezi halak” nidasıyla doğdu mektep,
Ömür nedir ey gönül?
Bir sabah, bir akşam…
Ardından bir sükût-ı derin,
Uzun bir intizar,
Ne kadar kaldı geriye,
Bilinmez sualler içinde.
Erzurum’u hırpalar meşhur ayaz,
Kristal beyaz, cemal-i mazhari naz.
Karşıda dağlar ağarmış huş u hayret,
Sisler arasında kar kokar rahmetin nefesi.
Ne ağırdır o karın kokusu,
Ey Şehri Ramazan,
On bir ayda bir uğrarsın,
Gelişin sevinçtir,
Gidişin hüzündür her hanede.
Sahura uyandırır,
Hastalar var, derdiyle kıvranır,
Şifa bekler, zamana boyun eğer,
Doktorlar var, gayretle yoğrulmuş,
Her nabızda bir umut arar, didinir.
Bitmeyen geceler var odalarda,
Eskiden şehit haberi gelirdi,
Milletin bağrına kor düşerdi,
Yas günlerce sürerdi o zaman,
Her yürek titrer, gözyaşı dökerdi,
Şimdi bir alt yazı kadar sessiz,
Sanki sıradan bir ölüm gibi,
Ne hayaller gizliydi içimde, bekleyişle dolu,
Bir masal misali, düşlerde sessiz bir yolculuk,
Bir varmış, bir yokmuş… vakit usulca aktı,
Ömürler muhabbetle yoğruldu, vefayla ışıdı.
Şimdi her şeyden uzak, sükunetle örülü,
Bazı seferlere çıktılar, dönüşü olmayan,
Sumud filosu yola çıktı sarsılmaz,
Her dalga tekbirle çağlar, yılmaz,
Zincir kıramaz hür bir yüreği,
Filistin senin olacak özgürlük.!
Sildik sananlar bastı dört yandan,
''Kuran bize yeter'' der bazı diller,
Kuran'ı alır da, sünneti siler,
Oysa söz tamamdır Nebiyle ancak,
Sünnet inkar edilir mi hiç?
Kuran buyurur, Nebi'yi dinleyin,
Zekat,
Allah’ın emridir,
Zekat ver bul huzuru,
Malın hakkı, kalbin nuru.
Bir sadaka değil sadece,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!