Bir haber var doğudan, sükunet sarar her yanı,
Ateşkes dediler, ama kalpte hâlâ yangın var,
Yetim gözler hâlâ annesiz, babasız bakıyor,
Bu barış gerçek midir yoksa aldatmaca mı?
Al sancağım dalgalanır Kudüs semalarında,
Haccı istiyorum,
Niyet ederek: Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
Yolumu sana çevirdim, kalbimi Beytullah’a.
Haccı istiyorum,
İhrama bürünüp, dünyadan soyutlanarak,
Nereden gelip nereye gidiyoruz,
Bu gidişin rotası neye çıkıyor?
Bir taraf alnı secdede,
Vatanını bilen,
Vatanına hayırlı insan…
İffet eridi dijital çağın aynasında,
Kirlendi ekranla, şovla, reklamla,
Telefon, televizyon, internet,
Hepsi birer fitne, hepsi birer mihnet.
Yağmur yağsa,
Damlalarıyla arınır mıyız biz de?
Kirli gönüller pak olur mu,
Vicdan, rahmete kavuşur mu sence?
Yağmur yağsa,
Ecel vakti geldi ansızın,
Sükut eyledi zaman, çöktü hatıralar,
Lisanım lal, kalbim mahzun,
Zira sen gittin… Canım babaannem.
25 Ekim... kazındı sineye,
İftitah ile başlar Rab ile muhabbet,
Eller semaya, gönül sücuda yönelir afiyet,
“Allahu ekber” nidası keser nefsi, hevesi,
Bu secde bir vuslattır, bu rükû bir nefesi.
Evvela Fatiha’dır, kelamın sultanı,
571’de dünyaya teşrif buyurdun
Karanlık gönülleri nur ile açtın
Hem yetim idin, hem garib-i öksüz
Adın Muhammed-ül Emin, en yüce söz
Kırk yaşında vahy-i ilahiye mazhar
Peygamberim,
Öyle bir hasret ki içimde yanar durur,
Ne vakit semada ezan-ı Muhammed'i çağlasa,
Gönlümde aşkla yanan bir sızı yükselir.
Zikrinde huzur, isminle kalbime sekinet gelir.
Sen ki “Ümmetî, ümmetî” feryadıyla ömrünü adadın,
Kandil gecesi geldi, nurlandı semalar,
Minareler ışık doldu, gönüllerde zikir var,
Cân-ı gönülden camiye akın akın vardık biz,
Rahmet indi göklerden, dualarda yandık biz.
Mevlidin mübarek ola, Ya Rasulallah,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!