Hakikatin Uyanışı
Nuh’un Sahnesi’nde
Kaleme alındı hakikat;
Tahammülü olanlar okudu, erdi vaslına.
Sırdı bu; yalnızca anlayana aşikâr olan...
İSTİKAMET TEVHİD
İstikamet Tevhîd olunca bir gün,
Nehirler birleşir, okyanus olur.
Kalpte nur yanıp parlayınca o gün,
Karanlık biter, gönül huzur bulur.
KAL EVİNE DÂVET
Mehtap iner suya,
gümüş bir servi eğilir gecenin sırrına.
Yakamozlar
dilsiz olanı fısıldar kıyıya.
KARA LEKE
Dünya, hiç olmadığı kadar kirlenmişti bu asırda.
En büyük kara leke, Ortadoğu’nun kalbine atılmıştı.
Benliğiyle, kalbiyle, ruhuyla payına düşeni aldı insanlık.
Kim bilir, belki de sadece zihnimizin bir oyunuydu bu.
KENDİNİ BİLENİN YOLCULUĞU
Bilgi çağında her şeyi tanıdık, öğrendik, bildik.
Bildik de bir kendimizi bilemedik.
Oysa kendini bilen,
NEFERSİZ SEFER
Kâfir üflüyor, güneşi söndürmeye,
Müslüman yummuş gözlerini gündüze!
Belki de bir kurtarıcı gelir diye,
Gece sanıp uyuyor gaflet içinde.
PERDELER KAPALIYKEN BİR ÜLKE YANAR
Bir çocuk taş taşıyor cebinde,
Ağırlığı yaşından büyük.
Gökyüzü alçalmış,
Bombalar yıldız niyetine yağıyor.
SEVDANIN LİMANI
Tefekkür edilir Akdeniz rüzgârında,
Yeşil düşler dökülür mavi sularında.
Kemer’de bir huzur, denizin nazarında,
Kalp sükûna erer, sevdanın limanında.
TAŞINAN AĞIRLIK
Geçmiş omuzda bir gölge,
Gelecek kalpte ince bir sızı…
İkisi birleşir,
Anın tadını bozar gizlice.
YÂR OLUNCA
Her şey nâkıs bu âlemde,
Yârsız kemâle erer mi can?
Yâ Rab, Sen yar olursan bana,
Nâkıs olanı Sen edersin tam.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!