Omzuna vurunca, sedefli sazı,
Mızrabı değdikçe, inler telleri,
Söylerken türküyü, o nazlı sözü,
Kapılır giderdi, seher yelleri.
*
Bakışı deler de, aşar sinemi,
Ruhumda titretir, ince bamları,
Unutur insanlık, derdi elemi,
Görünce ufukta, mor akşamları.
*
Ne diye çatarsın, hilal kaşını,
Araya girmesin, hasretlik bırak,
Dökme sen boşuna, gözün yaşını,
Olmasın seven, birbirinden ırak.
*
Bahçende açarken, reyhanla sümbül,
Kokusu yayılır, bütün cihana,
Şakıyıp dururken, kafeste bülbül,
Sığınmak gerekir, ulu divana.
*
Karanlık çökünce, efkar basınca,
Aydınlık sabahlar, elbet gelecek,
Güneşler doğup da, sisi kesince,
Ağlayan çehrede, acı dinecek,
*
Dolanıp durursun, yaban ilinde,
Sılaya dönmenin, vakti ermedi,
Nameler dökülür, sazın telinde,
Talihin tekeri, geri dönmedi.
*
Duyulur sesimiz, karşı bayırdan,
Yankısı ulaşır, engin ovaya,
Ayırma bizleri, haktan hayırdan,
Dualar yükselir, yüce yuvaya.
*
Sözlerin sahibi, ozan diyorlar,
Diyardan diyara, haber salıyor,
Hakikat sırrını, ondan duyarlar,
Muhabbet baki de, ömür kalıyor.
Kayıt Tarihi : 26.1.2026 17:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!